23 04 2013

Kiliselerin parasını Devlet ödesin, Kuran Kursu ve Camiler dilen

Kiliselerin parasını Devlet ödesin, Kuran Kursu ve Camiler dilen |  görsel 1

Belge; http://p1304.hizliresim.com/18/r/mcq90.jpg   Kiliselerin parasını Devlet ödesin, Kuran Kursu ve Camiler dilencilik yapsın! Avrupa ve Amerika’nın desteklediği kiliselerin aydınlatma parasının da Diyanet tarafından ödendiğinin ortaya çıkması özellikle Cami İmamlarının ve Kuran Kursu hocalarının tepkisine yol açtı. Hepinizin de her cuma şahit olduğu gibi Caminin ve Kuran Kursunun ihtiyaçları için sergiler açılıyor, İmamlar dilenci durumuna düşüyor. İstenen şey her ne kadar Allah için olsa da her cuma aynı şeyleri tekrar etme mecburiyeti imamların da canını sıkıyor. Bir de gelen resmi yazıya rağmen sergi açmayan İmamlar hakkında Müftülük tarafından inceleme başlatılması işin en uç noktası. Köylerde bile sergi açmak zorunda kalan imamlar, para toplanmayacağı için iki şahitle imza atarak müftülüğe sunuyor. Kur’an Kursu yöneticileri için durum daha vahim. Dükkan dükkan gezip ihtiyaçlardan dolayı makbuz karşılığı yardım toplayan bile var. Doğuda “incil arası para dağıtan” kiliselerin elektriği Diyanet tarafından ödenirken, Cami ve Kuran Kursu hocalarımız maddi kaynak bulmanın derdine düşüyor… Bir de kilisenin borcunun hangi kaynaktan karşılandığı merak konusudur. Acaba “Kur’an Kursuna ve camilere yardım” denilerek Müftülüklerde toplanılan paralardan mı karşılanıyor sorusu halkın zihnini bulandırmış durumda. BÜYÜK İHANET! Eğer bu iddia doğruysa başlı başına büyük bir hainliktir. Müslümanları kendi elleriyle, kendi mallarıyla, kendi sadakalarıyla zehirlemektir. Allah için verilen paraların şeytan için kullanılmasıdır. Diyelim ki kilisenin elektriği Diyanet değil de devlet tarafından karşılanıyor. O halde ne için “... Devamı

13 04 2013

Bu belge size ne anlatır?

Bu belge size ne anlatır? |  görsel 1

  Darbe Komisyonu’nun 130 bin sayfaya ulaşan belgeler arasından raporuna aldığı ABD kriptosu, iktidar partisinin kuruluşuyla ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi 28 Şubat sürecine ışık tuttu İşte 1996 tarihli ve ABD elçisine Bakan Warren Cristopher imzasıyla gelen o kriptonun özü: Erbakan’ın İslam dünyasına yönelmesi endişe verici. Çiller çekilirse Erbakan düşer ama daha güçlü gelir. Türkiye anahtar stratejik ortak olarak kalmalı. Türk askeri de harekete geçirilmeli. Kazan: İzinsiz darbe olmaz!Dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan, gelinen noktayı değerlendirirken, “Kriptonun aslı Erbakan’daydı. Darbelerin hepsini ABD yapmıştır diye çok açık söylemiştim. AKP’nin fikri temeli de 20 Temmuz 1996’da Washington Enstitüsü’nde düzenlenen bir panelde atıldı” dedi. Asiltürk: Haklılığımız ortadaRP’nin Genel Sekreteri Oğuzhan Asiltürk de sert tepki gösterdi: 28 Şubat’ta alınan kararların tamamı, ABD’de alınan kararlardır. Erbakan da ben de bu kriptoyu basına çok önceden dağıttık ama yeni dikkat çekti. Ne kadar haklı olduğumuz ortada.   Sezer Öneç... Devamı

07 04 2013

İsrail siteleri hacklendi

İsrail siteleri hacklendi |  görsel 1

  Dün son 24 Saat içinde israile yönelik 60 milyon hacke yapıldı. 60.000 web site, 40.000 facebook hesabı, 5.000 tweeter hesabı ve 30.000 israile ait banka hesabı bloke edildi..   Hacker grubu Anonymous, İsrail’i hedef alan bir dizi siber saldırı başlattı. İsrailli hackerlar ise karşı saldırıda bulundu.   İsrail'in Filistin politikasını protesto etmek için yoğun bir siber saldırı düzenleyeceğini duyuran Anonymous, hafta sonunda İsrail kurumlarını hedef aldı. İsrailli yetkililer, saldırıların ciddi bir hasara yol açmadığını bildirdi. İsrail hükümetine bağlı Ulusal Siber Büro'dan İshak Ben İsrail, hackerlerin kilit önemdeki siteleri çökertmeyi başaramadığını kaydetti. Ben İsrail, “Şu ana dek, zaten bizim de tahmin ettiğimiz gibi gerçek bir hasar söz konusu değil. Anonymous'un ülkenin yaşamsal öneme sahip altyapısına zarar verecek yeteneği bulunmuyor. Zaten niyetleri bu olsaydı, saldırıları önceden haber vermezlerdi. Onlar sadece kendileri için önemli buldukları konularda medyada ses getirmek istiyor” şeklinde konuştu. Anonymous grubunun adını kullanan kişiler internette yaptıkları duyurularda, grubun 7 Nisan'dan başlamak üzere İsrail'e saldırı düzenleyeceğini bildirmişti. İsrail İstatistik Dairesi'nin sitesi sabah saatlerinde çalışmadı ancak hacklenip hacklenmediği henüz kesin olarak bilinmiyor. Basında yer alan haberlerde, Savunma Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı ve bankalara ait sitelerin gece saldırıya uğradığı ancak büyük bölümünün tehlikeyi püskürttüğü belirtildi. Hamas memnun Hamas ise saldırıyı memnuniyetle karşıladı. Gazze'deki hükümet sözcüsü, “Allah elektronik savaşçıların akıllarını ve çabalarını korusun” şeklinde konuştu. ... Devamı

05 04 2013

M. Kemal Atatürk 10 Kasım’da mı öldü?

M. Kemal Atatürk 10 Kasım’da mı öldü? |  görsel 1

  M. Kemal Atatürk 10 Kasım’da mı öldü?   Gazete küpürüne buradan ulaşabilirsiniz: M. Kemal Atatürk ne zaman öldü (PDF)   Ölüme götüren ağır koma Emir–komuta zinciri dışında kalan, yahut resmî senaryo ağına takılmayan haber kaynaklarının hemen tamamı şu noktada birleşiyor: M. Kemal’in ölümü, 10 Kasım (1938) günü, saat 9′u 5 geçe falan değildir. Bu şekildeki bilgi, ölümünün kesinleşmesinden sonra düşünülüp tasarlanarak ilân edilmiş bir resmî açıklamadan ibarettir. İşin gerçeğini ve iç yüzünü hiçbir şekilde yansıtmıyor. Resmî duyuruya itiraz edenlerin birleştikleri noktaları şöylece sıralamak mümkün: 1) Bilindiği gibi, M. Kemal’in sağlığıyla ilgili resmî raporlar, günlük olarak hazırlanıp ilân ediliyordu. Bu ilânlar, başta Cumhuriyet olmak üzere diğer gazetelerde de günü gününe yayınlanıyordu. 2) 8 Kasım günkü tebliğde, M. Kemal’in ölümüne kadar devam edecek olan ağır koma hali hakkında yapılan duyuruda şu ifadeler yer alıyor: “Bugün saat 18.30′da, hastalık birdenbire normal seyrinden çıkarak şiddetlenmiş ve sıhhî vaziyetleri yeniden ciddiyet kazanmıştır.” 3) 9 Kasım günkü 3. tebliğde ise “Umumi durumun vahâmete doğru seyrettiği” bildirilmiş olup, bunun mânâsı, aslında “M. Kemal’in öldü” demektir. Aksi halde “vahâmet” tabiri kullanılamazdı. (TC Krnj, s. 629) 4) Nitekim, Cumhuriyet gazetesinin 9 Kasım gecesi yapılan yıldırım baskısında, M. Kemal’in öldüğü bilgisine yer veriliyordu. Hatıratında, Üsküdar’daki bir bayide... Devamı

04 04 2013

Sağlık kurumlarındaki T.C. ibaresi kaldırıldı

Sağlık kurumlarındaki T.C. ibaresi kaldırıldı |  görsel 1

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı, kendine bağlı sağlık kurumlarının tabelalarında değişikliğe gitti. Kurum birimlere gönderdiği yazıda, tabelaların yeniden düzenlenmesini istedi. Bu değişiklikle birlikte sağlık kuruluşlarının tabelalarında Türkiye Cumhuriyeti'nin kısaltması olan "T.C." ibaresi yer almayacak. Konuyu Meclis'in gündemine CHP Amasya Milletvekili Ramis Topal taşıdı. Topal, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun yazılı olarak cevaplaması istemiyle TBMM'ye bir soru önergesi verdi.  Topal önergesinde şu ifadelere yer verdi: "T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı'nca tüm Türkiye'deki halk sağlığı merkezlerine konusu "Tanıtıcı Bayrak ve Tabelalar" olan bir yazı gönderildi.   Yazıda halk sağlığı müdürlük, merkezi, laboratuarları, toplum sağlığı merkezi, sağlık evi, aile sağlık merkezi ve müdürlüklerin tabelalarının düzenlenmesindeki kıstaslar sıralandı.  Bu kıstaslar içerisinde hâlihazırda bulunan Türkiye Cumhuriyeti'nin kısaltması olan "T.C." ibaresinin kaldırılması istendi.   Türkiye Cumhuriyeti'nin her köşesinde kasabasından köyüne, mezrasından beldesine vatandaşlarına hizmet veren bu kurumun tabelalarından Türkiye Cumhuriyeti'nin kısalması olan "T.C." ibaresinin kaldırılması düşündürücü ve üzücüdür." Topal önergesinde Sağlık Bakanı'na şu soruları sordu:  1. Bakanlığınız bünyesinde olan Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığının gönderdiği bu genelgede "T.C." ibaresinin kaldırılmasının sebebi nedir?  2. Türkiye Cumhuriyeti'nin hizmet konusunda en yaygın kurumu olan Sağlık Bakanlığının böyle bir uygulamaya gitmesi sizce doğru mudur?  3. Bu uygula... Devamı